Anti-Nükleer Haberler:


Anti-Nükleer Cephe
Web Sitesi

%52 Ana sayfa

 

Nükleerci katiller saatli atom bombalarını
Sinop ve Mersin’e dikme planlarını açıkladı

Kuzeyden ve güneyden saldırıyorlar!

13 Şubat 2007 Çarşamba

Nükleerci katiller, saatli atom bombalarını dikmeye çalışacakları yerlerden ikisinin Mersin ve Sinop olduğunu dün (12 Şubat 2008) açıkladı! Bu topraklarda hayata karşı başlatılmış nükleer saldırının hatlarının biri yaşadığımız toprakların kuzeyinden, diğeri güneyinden geçiyor. Toplam 5 bin megavatlık saatli atom bombaları, üç parça halinde, ama önce saatli atom bombası yerleştirilmesi lisansı verilmiş Mersin Akkuyu’ya yerleştirilecek ve ilk nükleer cinayet ihalesi, Akkuyu’nun Atomkuyusu haline getirilmesi için açılacak.

>>> 

Böyle Olacaktır Türkleerin Atomla Macerası: Sene 1, Yangın 1!

Kopacaktır vaat ettiği kıyamet nükleerin;
Kim bilir belki yarın,
belki yarından da yakın!

1 Şubat 2007 Cuma

Türkleer’in atomla imtihanı epeyce hararetli sürüyor… Öyle ki Türkiye Atom Enerjisi Kurumu’nun, Ankara’nın Sarayköy ilçesinde kurduğu “çok amaçlı” nükleer tesiste yangın çıktı! Nükleer tesisteki yangın, mesai saatleri dışında çıkmış, müdahale için gelen itfaiye, özel izin gerektiren kartlarla açılabilen kapıları tabii ki açamamış ve kapıda kalakalmış. “Yetkisi olmayan” itfaiye böylece, bir süre nükleer yangını seyretmiş zorunda kalmış. Daha sonra yetkili nükleer şahısların teşrifiyle itfaiye yangına müdahale edebilmiş ve yangın çok büyümeden kontrol altına alınabilmiş. İtinayla gözlerden ırak tutulan bir nükleer olay daha… İşte böyle olacaktır Türkleerin atomla macerası: Sene 1, yangın 1!

>>> 

II. Bush’un nükleer ölüm fermanı yolda:

Türkleer ölüm pazarı kurulacak,
saatli atom bombası da ABD’den!

Bu toprakların küresel gasp senaryoları ve saldırılarının üssü haline getirilmesi macerası nükleerLEŞiyor! II. Bush’un izniyle Türkleer pazar kuruluyor. Türkiye Devleti’nin küresel gasp düzeninin bir bölgesel üssü olma sürecinde, koltuklara yerleştiğine kanaat getirilen Atom Kulübü Pervanesi hükümetinin çoğunluk diktatörlüğüne verilen ihaleler, bu coğrafyada yaşayan milyonlarca insanın geleceğini yok edecek kalibrede; maşallah! Soğuk Savaş’ın “İleri Karakolu”, nükleer silah deposu Türkiye Devleti, medeniyetler çatışırken nükleer silah karaborsasıyla olan macerasını da resmileştirdi. Bundan iyisi nükleer santral!

>>> 

Atomcu Katiller Patırtısı yeni eylem planını açıkladı

“Nükleer atom bombasını
ne zaman patlatıyoruz Hilmi?”

Al Gül’üm ver Gül’ümlü AKP’nin 2008–2012 yıllarına yönelik “tuttuğunu sat- parsayı kap-sadaka at” planları açıklanmış bulunuyor.

60. Hükümetin gasp ve talan planında en fazla faaliyet “yürütmek”le sorumlu olan bakanlıklardan biri, başında Atom Hilmi’nin olduğu Enerji Bakanlığı. E, gasp ve talan çarkları neyle dönecek!

>>> 

“Devlet şirket el ele, gasp şahane” trajik komedyasından bir fasıl…

Milli Müdafaa gereğidir:

Efemçukuru, Ölümçukuru olacak!

Altın çıkarmak için mezarlar kazan gaspçı katiller ve bunların sadık hizmetkârı devlet yine işbaşında! Yine bir, bu topraklarda yaşayan insanlar ve tüm canlıların hayatlarının ve geleceklerinin hedef olduğu bir milli müdafaa durumu! Bu “milli müdafaalar”dan bizi ancak ve ancak biz kurtarabiliriz! “Nerde bu devlet” diye acıyla çağırılan gasp aygıtı tabii ki devlet efendilerinin pis işlerini görmekle meşgul oluyor; hep öyle oldu, hep de öyle olacak. Ve nihayet Efemçukuru’ndaki 35 parsel de canlıların kıyımıyla kutsanıp Ölümçukuru oldurulacak. Küresel gaspın eline bakanlar kurulu kararıyla…

>>> 

Atom Hilmi Nükleer Ölüm İhalesi Peşinde
Nükleer Ölüm Kriterleri Açıklandı!

Atom Hilmi ve nükleer bürokrasisi, nükleer ölüm pazarlama toplantısıyla ölmeye, öldürmeye, öldürülmeye, tabutlara alışmış/alıştırılmış bu toprakların insanlarına nükleer ölüm fermanlarını açıkladılar. İdam fermanı, nükleer ölüme mahkum edilenin boynunda… Merak etmeyin, ölecekseniz ama %60 oranında nükleerci Türk gaspçıları tarafından katledileceksiniz. Yani Türk nükleercilerine emanet edileceğiz! Öyleyse, ne mutlu Türkleerden ölene!

>>> 

Abdullah Gül’müyoruz, bugüne lanet ediyoruz!

Al Gül’üm Ver Gül’üm!
Onlar ceplerini doldursun, bize nükleer ölüm!

20 Kasım 2007 Salı

Başladı, bütün köşe başlarını tutmuş AKP’nin nükleer saldırısı! Artık nükleer rantı kimin olacak diye bir kavga yok; hayat üzerine oynanan bu kumarda kazanacaklar ve yedi ceddiyle kaybedecekler belli! AKP’li ölüsevici gerontokratlar ve gaspçı katiller ceplerini doldururken, bütün insanlar ve canlılar mezarlıkları, en iyi ihtimalle hastaneleri dolduracak! Gençleri tabutta seven, polisi infazlara azmettiren, altın gelecek yerden Kaz dağlarını esirgemeyen, enerji krizi yalanlarıyla ölüm santrallerini pazarlayan “Ben halkımın ölüsünden, dirisinden, katilinden, katledilmişinden para kazanırım” diyen 301’ci AKP, Gül’ünü cumhurbaşkanı yaptıktan sonra nihayet Al Gül’üm Ver Gül’üm kumpanyası sahnede! Çankaya’nın dikenli Gül’ü, nükleer ölüm yasasını onayladı; gelsin şimdi nükleer ölümle ceplerini dolduracak gaspçı katiller meydane! Nasıl olsa, olan gerontokrat gaspçılara değil, daha doğmamış olanlara olacak! Ama hala utanmadan konuşuyor, koşuşturuyorlar! Çok aceleleri olduğu anlaşılıyor; emir büyük yerden olmalı! Sokaklar linç makamındayken, “operasyon” olacak mı olmayacak diye fallar açılırken bir de baktık ki daha beter bir katliam Gül’lerle süslenmiş!

Havasına, suyuna, taşına, toprağına siyanürün karıştığı, yaklaşık 50 milyon insanın betonarme mezarlıklarda deprem beklediği, topraklarından zehirli varillerin çıktığı, gençlerin linç müsabakaları, kullan-at katil olarak istihdam edildiği, dağlarda birbirini öldürdüğü, gerontokratların genç tabutlarına basıp esip savurduğu bu topraklarda patlatacakları son büyük bomba nükleer bomba mı olacak? Hayır! Yasalı, ruhsatlı saldırılarına izin vermeyeceğiz! Nükleer bombalarını burnumuzun dibine yerleştiremeyecekler, havamızı, suyumuzu, toprağımızı kirletemeyecekler, cinnet vatanı bir de nükleer atık çöplüğüne çeviremeyecekler! Nükleer katliamın kurdelesini kesemeyecekler! Son Gül’en Hilmi değil, yaşasın hayat diyenler olacak!

Nükleere inat yaşasın hayat!

Çevre ve rant bakanı Eroğlu'nun şüphesini gideriyoruz - 19 Kasım 2007 Pazartesi

İŞTE "ARKAMIZDAKİ DOĞALGAZ

>>>

LOBİSİ"!

KAZ DAĞLARI'NDA
MEZAR KAZICILARA YER YOK!

Yine geliyorlar, havamızı, suyumuz, toprağımızı zehirlemeye… Bu kez siyanürle saldırıyor gaspçı katiller! Bergama’da, Eşme’de yaptıklarından sonra şimdi de Kaz dağlarını siyanürle dağlamaya geldiler, öyle mi? Kaz dağlarının altını oyarak, çıkaracakları altınlardan bahsediyorlar pişkin pişkin. Kaz dağlarında sadece mezar kazacaklarını bilmediğimizi mi, zehirli altınlarıyla gözlerimizi kör edebileceklerini mi sanıyorlar? Sanki hiçbir maliyeti yokmuş, altın için Kaz dağlarını kazmamak enayilikmiş gibi atıp tutuyorlar. Kaz dağlarında ne yapacaklarını biz çok iyi biliyoruz; tüm canlılar için mezarlar kazmaya geliyorlar! “Hayvanların anası, bin pınarlı İda”nın bağrı kazarak çalacakları altınlar gaspçıların ceplerini doldururken Kaz dağlarının altını boşaltacaklar; hesapta…

Kandaki oksijeni yok eden siyanür gibi dünyanın oksijeni en bol yerlerinden biri olan Kaz dağlarında oksijen bırakmayacak siyanürcü katiller. 1 gram altın için 1 ton toprak kazacak, altın için cennet gibi toprakların, hayat membaının altını üstüne getirecekler. Kullanacakları 400 bin ton siyanürün, 100 bin tondan fazlası havaya karışacak. Sadece köknarlar değil, Kaz dağlarında kök salmış ne varsa hepsi, üzerinde bir daha asla ot bile bitmeyecek toprak yığınlarının altında kalacak. Siyanürcü katiller, ceplerini doldurmak için Çanakkale ilinin kullandığı kadar, su kullanmakla kalmayacaklar, daha şimdiden çamur akıtmaya başladıkları pınarlardan denizlere de zehir akıtacaklar.

Hayır! Kazın ayağı öyle olmayacak! Yok öyle yağma, yok öyle talan! Kaz dağında mezar kazamayacaklar!

Altın gelecek yerden Kaz esirgenmez diyerek kimseyi kandıramazlar!

Hayvanları öldürerek, sadece Kaz dağlarında yetişen türleri, geniş ormanları yok ederek elde edecekleri altınlar Sarıkız’ın saçlarından, Kaz dağlarının hayat dolu yamaçlarından daha değerli olamaz. Doğumda, sünnette, düğünde, “mutlu günler”de takılan altınlar hep başkalarının felaketiydi; ama topraklar zehirlendikten, sular kirlendikten, ormanlar yok edildikten sonra o altınlarla kimsenin mutlu günü olmayacak! Yaşanacak toprak, solunacak hava, içecek berrak sular, sırtını yaslayacak ağaçlar yoksa hayat da yok, gelecek de! Biz ölüm değil, hayat solumak istiyoruz. Siyanürcü katilleri de, kazacakları mezarlardan ölüm getirecek altınları da istemiyoruz. Siyanürlü gaspçıların, nükleerci katillerin, turizmci yalancıların suçuna 'sus payı'yla ortak olmayacak, hayatı talan etmelerine seyirci kalmayacağız! Altın için hayatı ayaklar altına alan gaspçılara izin vermeyeceğiz.

Kaz dağlarında mezar kazıcılara yer yok!

Siyanürlü katillere hayır!

 

Haftanın Altın Gübresi

Alıverir bir yazlık, herkese atar bir kazık!

Atom Hilmi, al Gül’üm ver Gül’ümle enerjik enerjik gittiği Kazakistan’dan dönüşünde küçük bir nükleer bomba daha patlattı! Nükleer ölüm santraline karşı hayat diyenler ve özellikle çok sevgili Sinoplular… Eğer burnunuzun dibine saatli atom bombası yerleştirilmesine razı gelirseniz, Atom Hilmi ile komşu olabilirsiniz! Çünkü Sinop’a nükleer ölüm santrali yapılırsa Atomla Kafayı Bozmuş Olduğu İçin Ne Dediğini Bilmeyen Hilmi de Sinop’tan yazlık alacak!

>>>