İda Destanı
İda’nın gür ve berrak
bin pınarı bulandı,
Bağrında beslediği hayvanlar can havliyle kaçıştı,
Ömürler görmüş gövdeleri, göklere uzanan dalları,
Güneşin tayfından yeşili seçmiş yaprakları,
Yerde yatıyor İda’nın ağaçları; cansız ve ihanete uğramış!
Sarıkız ağlamaya mı başlamış, nedir bu karaltı doruklarda?
Kulak verin; feryatlar yankılanıyor İda’nın kuytularında,
Bir ömür geçse de eşi görülmeyecek o rengârenk örtü topraklarda,
Fırlatılıp atılmış; ölümün elleri dolaşıyor sanki buralarda!
Heyhat; İda darda, hayat kâr altında!
Bir
altın elmayla başlamadı mı o kadim savaş;
İda’nın köknarlarından bir atla Truva’yı yakıp yıkan o ateş!
Yine Eris1’in altınları için mi bu cinayet, bu akan kan?
Girmiş İda’ya, ölüm sevenler Hermes2’in kılavuzluğunda,
Gözlerini hırs kör etmiş; taparlar ‘Eris’in altınları’3na!
Afrodit kadar kurnazlarmış; uzun kollu, karanlık ve yalancı,
İnsan evlatlarına vaatler etmiş Hermes’in bu mezar kazıcıları;
Her şey iyi olacakmış;
İda’nın zenginliğini Olimpos4 bile kıskanacakmış!
İhanetleri meydanda ama düzenbaz Hermes gibi sözleri tatlı,
Kurulacak Eris’in çocukları Ponos5, Algos6 ve
Limos7’un krallığı,
Liriyle Zeus’u kandıran Hermes gibi mezar kazıcıları,
Kirli hediyelerle kandıracak mı insanları!
Ares8’tir Eris’in kardeşi, yol arkadaşı,
Başlıyor İda’da hayatla ölümün savaşı!
Toprak
zehirlenecek, ağaçlar kesilecek, hayvanlar ölecek,
Pınarlardan çamur akacak, Sarıkız’ın saçlarını acı örecek; hep!
Hayvanların anası, bin pınarlı İda Dağı,
Eris’in altınları yüzünden cehennem çukuru mu olacaktı!
Hermes’in mezar kazıcıları mı kazanacak bu savaşı!
Söyleyin, şimdi kim savunacak hayatı?
Derken İda’nın dumanlı
başından öfkeli bir ses işitildi,
İda’nın dorukları sanki dile gelmişti,
Sarıkız, denizlere yetişen ellerini kaldırdı:
İda’dan defolun! Dedi, Hermes’in adamlarına.
Kaz dağında, yer yok mezar kazıcılara!
Altın değil, sadece, hayat arayın burada,
Her ağacın gövdesinde, her taşın altında!
1: Nifak tanrısı
2: Kumarbazlar, hırsızlar ve tüccarların tanrısı. Ölüleri yeraltına
götürür. Tanrıların en kurnazı ve en hızlısıdır. İlyada Destanı’nda,
altın elmayı almak için İda’ya gidip Paris’i bulmak isteyen üç tanrıçaya
kılavuzluk eden tanrıdır.
3:Homeros’un İlyada Destanı’nda, Truva savaşını başlatan olaylar
zincirinin ilk halkalarından biri, nifak tanrısı Eris’in davet edilmediği
bir düğüne, üzerinde “En güzele” yazılı bir altın elma atması ve bu
altın elmayı kapmak için üç tanrıçanın, özellikle de Afrodit’in, güzellik
yarışmasının hakemi olan Paris [Troya Kralı’nın oğlu]’e olan vaadidir.
4:Tanrıların dağı.
5:Istırap
6:Keder
7:Açlık
8:Savaş tanrısı.