Anti-Nükleer Haberler:


Anti-Nükleer Cephe
Web Sitesi

%52 Ana sayfa

 

Nehirler hayat değil siyanürlü ölüm taşıyor!

2000 yılının 30 Ocak günü Romanya’nın kuzeyindeki Baia Mare şehrinde, Avustralyalı gaspçı Esmeralda Exploration ve Romanya devletinin madencilik şirketi REMİN’in ortaklığı olan AURUL’un altın madenindeki atık havuzu çöktü ve 100 bin metreküp siyanürlü atık Tizsa nehrine boşaldı. Bu atık havuzu, açgözlü gaspçıların pisliklerini tekrar elden geçirmek için beklettiği bir ölümcül bir çöplüktü.

Avrupa’da Çernobil’den sonraki en büyük felaket olarak kabul edilen bu olayın etkilerinin tam olarak neler olduğunu bilmiyoruz. Siyanürlü atıklar, kısa sürede Romanya, Macaristan ve Sırbistan ve tüm Balkanları etkiledi. Tizsa nehrindeki siyanür oranı normalin yirmi katına çıktı. Tonlarca balık ve su canlısı siyanürlü atığın yayılmasıyla beraber kıyılara vurdu. Siyanürlü gaspçı katillerin kazdıkları mezarlar yetmedi, nehirleri tüm Balkanlar’a ve Karadeniz’e ölüm taşıyan bir felakete çevirdiler.

İki hafta içinde balıkların %80’inin öldüğü ve nesli tehlikede olan bazı türlerin artık tamamen yok olduğu tahmin ediliyor. Tizsa’nın öldüğü ve artık bakterilerin bile Tizsa’da yaşamayacağı açıklandı. Sadece balıklar ve su canlıları değil, kuşlar ve başka memeliler de siyanürden etkilendi. Su kaynaklarıyla beraber tarım alanlarının sulanmasında kullanılan sular bu zehirden etkilendi. Ekosistem içindeki tüm canlılar ve besin zinciri de bu faciadan fazlasıyla etkilendi. Örneğin, Sırbistan'ın kuzeyi, ülkenin ‘‘buğday deposu’’ olarak biliniyor ve buğday tarlalarının sulanmasında Tizsa nehrinden yararlanılıyordu!

Tizsa Nehri'ndeki ölü balıklar kauçuk eldivenli ekipler tarafından toplanıp plastik torbalara yerleştirildi ama tabii ki siyanürlü leşlerin doldurduğu poşetlerin akıbetinin ne olduğu hakkında bilgi yok. Zehirli Tizsa suları Tuna ile birleşti ve Yugoslavya’da da tonlarca ölü balık kıyılara vurdu.

Felakete yol açan Avustralyalı gaspçı katil Esmeralda ve Romanya devleti, her zamanki Azrail umursamalıkları ve yalancılıklarıyla “zarar”ın abartıldığını, sudaki siyanür oranının giderek düştüğünü ve tehlikenin ortadan kalktığını iddia edebildi. Bu gaspçı katilin gasp ettikten sonra zehirli bir çöplük haline getirdiği, getirmeye çalıştığı yerler arasında bu topraklar da var. Balkanlar’ı ve Karadeniz’i ve muhtemelen bu toprakları da etkileyen, etkileyecek olan felaketin baş faili Esmeralda, Bergama’da siyanürlü gasp ve katliam yapma peşindeki Normandy’nin şirketi!

Katliamın faillerinden Romanya devletinin, kısa adı Çevre Bakanlığı olan “çevrede ne varsa gaspçı katillere peşkeş çekelim, cebimizi dolduralım bakanı” Anton Vlad ise siyanürün engin Tuna nehrinde etkisini yitireceğini iddia etti. Anlaşılan gaspçı saldırıların olduğu her yerde bir Cahit Aral, bir Hilmi Güler var!

Baia Mare felaketi, doğrudan altın avcısı mezar kazıcılarının eseridir. Hayat kaynağı nehirlerden zehir akarken ve kıyılara tonlarca zehirli balık vururken dahi vicdansızca bu lafları edenler, altın için yapılan siyanürlü katliamın uzun vadeli etkilerini asla kabul etmeyecekler. Tıpkı şimdi Çernobil konusunda olduğu gibi… Zamanında radyasyona bulanmış insanlara bir de üstüne radyasyonlu çayların, fındıkların yedirenler, bugün Karadeniz’de neredeyse her evde kanser olmasıyla Çernobil faciası arasında hiç bağlantı kuramıyorlar! Karadeniz’de kanser vakası patlaması olduğunu bile yüzsüzce kabul etmeyenler, Çernobil’le bağlantısını nasıl kursunlar! Görülen o ki bu nükleercinin sesi bilimci, siyasi zerzevat da Çernobil’den bayağı etkilenmiş. Bünyelerinde ne kalp kalmış, ne beyin! Ölüler ve ölü seviyorlar!

Ama biz nükleere de inat, siyanüre de inat yaşasın hayat diyoruz. Bu topraklarda Çernobiller, Baia Mare’ler, yeni Eşmeler olmasına izin vermeyeceğiz!

Kaz dağlarında mezar kazıcılara yer yok!
 

 

Haftanın Altın Gübresi

Alıverir bir yazlık, herkese atar bir kazık!

Atom Hilmi, al Gül’üm ver Gül’ümle enerjik enerjik gittiği Kazakistan’dan dönüşünde küçük bir nükleer bomba daha patlattı! Nükleer ölüm santraline karşı hayat diyenler ve özellikle çok sevgili Sinoplular… Eğer burnunuzun dibine saatli atom bombası yerleştirilmesine razı gelirseniz, Atom Hilmi ile komşu olabilirsiniz! Çünkü Sinop’a nükleer ölüm santrali yapılırsa Atomla Kafayı Bozmuş Olduğu İçin Ne Dediğini Bilmeyen Hilmi de Sinop’tan yazlık alacak!

>>>